II.Pilot aday adaylarının kendi yetkinliklerini farketmelerine, güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini keşfetmelerine destek olunan ve sadece Havacılık Psikologlarının yürütebilme yetkinliği olan bir süreçtir. Havacılıkta kullanılan CRM bilgilerini arttırmaları için gerekli kaynaklar adaylar ile paylaşılır. Seans sayıları adayın alt yapısına göre belirlenir. Etkili iletişim ve beden dili yönetimi konularında da destek olunarak öz farkındalık geliştirme temelli danışmanlık hizmeti sunulur. Böylece havayolu şirketlerinin açılan CRM ve Kurul mülakatlarına bilinçli bir şekilde hazırlanmalarına zemin hazırlanır.
Online terapiler, aynı yüz yüze yapılan bireysel seanslar gibidir. Tek farkı Skype veya Zoom gibi uygulamalar üzerinden sanal bir ortamda gerçekleşmesidir. Bireysel danışmanlık hizmetindeki gibi önceden randevu alınarak görüşme yapılacak zaman belirlenir ve online ortama başlama saatinden 5 dk önce girerek hazırlık yapılır. Geç kalan danışan ile kalan dakikası kadar çalışılır bu sebeple söz verilen saatte online olmak ve zamanı iyi yönetmek en önemli kurallardan biridir. Aynı yüz yüze yapılan bireysel terapilerdeki gibi süreç yönetilir ve hedef odaklı çalışılır.
Danışanın ihtiyacına göre hedef odaklı çalışarak seansların gerçekleştirilmesi sürecidir. Seanslar ortalama 50 dk sürer. Her terapi ekolünün farklı bir süreci vardır. Genel olarak BDT günümüzde en sık kullanılan terapi yöntemlerindendir. Korku, kaygı bozuklukları, OKB gibi sorun alanları ortalama 10-12 seansta sonuçlanabilmektedir. Süreç psikoterapist ve danışanın iş birliği ile yürütülür ve hedeflere ulaşılmasının ardından terapi süreci danışanla beraber sonlandırılır.
Sanal gerçeklik terapilerinin hızlı ve kalıcı olduğu son 15 yıldır yapılan birçok bilimsel araştırma ile bulgulanmıştır. Gerçekçidir çünkü gerçeğe en yakın işitsel ve görsel ortamlar VR gözlüğü eşliğinde danışana sunulur. Hızlı ve kalıcı olmasındaki en büyük faktörlerden biri de; VR terapilerde semptom bazlı çalışılmasıdır. Korkulan veya kaygı duyulan ortamlara odaklanıldığı için zaman iyi yönetilir ve maruz bırakma teknikleri birebir uygulanabilirken, ‘görsel olarak imajine ettirme’ yönteminden çok daha somut ve gerçekçidir. Aynı zamanda terapiste ve danışana da her anlamda zaman tasarrufu sağlayan bir yöntemdir.
Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere yapılan araştırmalarda yayınlanan iyileşme oranı vaka bazında 95%’dir. Tekrar aynı veya benzeri konuda sorun yaşama veya işlevsellik kaybı oranı ise 5%’in altında olduğu görülmektedir.
Seans süreleri çalışılan alana ve danışanın hazır olma durumuyla paralel seyreder. Genelde somut alanlarda örneğin; uçuş korkusu, iğne, kapalı alan veya yükseklik korkuları gibi spesifik alanlarda 2 gün-8 saat gibi çok kısa sürede kaygıyla baş edebilecek düzeyde iyileşme görülmektedir. Birçok danışan VR terapi sonrasında hemen uçak bileti alıp rahatlıkla uçabilmekte ve yaşadığı rahatlık hissine bir o kadar şaşırmaktadır.
Bu terapi modelinin yüksek başarısının sebebi; sorun alanına yoğunlaşarak maruz bırakılır ve duyarsızlaştırma yapılan konuya dair kaygıyla baş etme teknikleri VR Terapisti tarafından gösterilir.
Sanal Gerçeklik terapilerinin bilinen belirgin ve sağlığı tehdit edici bir yan etkisi olmadığı bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda; özellikle ilk defa deneyimleyecek kişilerin 3%’ünde baş ağrısı, baş dönmesi ve mide bulantısı semptomlarından bazılarını yaşadığı makalelerde belirtilmiştir. Ancak Türkiye’de yaptığımız araştırmalarda katılımcılarımızdan sadece 1%’inde baş dönmesi yaşandığı ve sadece ilk 15 dk içinde olduğu ve alıştıktan sonra tamamen bu semptomların yok olduğu raporlanmıştır.
Her birey biricik ve özeldir. Dolayısıyla hangi terapi yaklaşımını tercih ederse etsin danışana özel ve onun ihtiyacını karşılayan bir yaklaşım gösterilir.
Ancak özellikle, zaman kısıtı olan ve daha somut ve spesifik sorun alanlarıyla (fobiler, takıntılar, korkular, kaygılar vb) baş etmeye çalışan danışanların Bilişsel-Davranışçı Terapiler ile hızlı ve hedef odaklı ilerlediğini belirtmek gerekir.
Buna ek olarak; ilişkisel problemler yaşayan, geçmişinde travmalar olan, olumsuz duygulanım içinden çıkamayan ve işlevselliğinde bozulmalar görülen kişilerin BDT ile beraber EMDR terapisiyle son derece hızlı bir şekilde yaşam kalitesinin arttığını görebilmekteyiz.
Diğer bir taraftan; daha varoluşsal problemler (kimlik ve aidiyet sorunları, ilişkilerde bağlanma/tutunamama sorunları vb) yaşayan danışanların ise; psikodinamik, Gestalt, psikanalitik ve hümanistik terapilerle destek aldığını görebilmekteyiz. Bu terapi yaklaşımlarının diğerlerine kıyasla daha uzun sürdüğü bilinmelidir.
Not: Kliniğimizde bulunan uzmanlarımız ile görüşerek size neyin iyi geleceğine beraber karar verebilirsiniz. Lütfen merkezimizi arayarak bu soruları uzmanlarımızla paylaşın.